Güzel Birkaç Şiir

 
KALAN

Bir şey kaldı gecelerden birinde 
Senden. 
Öncesinde bilinmemiş birşey, 
Silinmez bir ses gibi giden.. 
Kelimelerden büyük, kelimelerin içinde, 
Bir şey kaldı senden 
Yaşamalar’ın arasında kaçamaklı. 

Veriliş rengi başka, alınış rengi başka.. 
Söylemeye vakit kalmadan 
Dudakların altına bırakılmış bir şey. 
Karanlıkların tam ortasında bir kırmızı nokta.. 
Gözlerce pırıl pırıl, ellerce saklı. 

Bir şey kaldı, bir denizin kıyısında senden, 
Bakışlarla yüklü, söylemelerle sessiz.. 
Seninle dolu, seninle sensiz bir şey.. 
Arandıkça bulunmamış yıllar yılı, 
Bulundukça aramaklı. 

Özdemir ASAF 

 
 
 
 
Bence Şimdi Herkes Gibisin
 
 
Nazım Hikmet
 
 
SEN BENİM SARHOŞLUĞUMSUN

Sen benim sarhoşluğumsun,
Ne ayıldım 
Ne ayılabilirim 
Ne ayılmak isterim 
Başım ağır 
Dizlerim parçalanmış 
Üstüm başım çamur içinde 
Yanıp sönen ışığına düşe kalka giderim.

NAZIM HİKMET

Videos

 
Şarkının Sözleri
 
Bazen hoşçakal demen gereken zamanlar vardır.
Acıtmasına rağmen denemeyi öğrenmelisin…..
Biliyorum, gitmene izin vermeliyim
Ama biliyorum ki nereye gidersen git
Asla uzakta olmayacaksın..
Çünkü parlak bir yıldızın ışığı gibisin.
Yaşamımda parlamaya devam edeceksin…
Hiçbir mesafe bizi ayrı tutamaz,
Sen benim kalbimde olduğun sürece
Bu gözlerden hiçbir gözyaşı düşmeyecek.
Çünkü aşkın gerçek sevgisi asla ölmez
Sonsuza dek canlı kalır…
Zaman sahip olduklarımızı alamaz…
Birlikte olduğumuz zamanları hatırlayacağım
Zamanımızın bittiğini düşünebilirsin…
 
 
 
 
 

İzmirliyim…

Rakı şarap gâvurluksa,
Günün en güzel saatlerinde.
.
Deniz
gâvurluksa,
Ve karşısında batarken izlemek güneşi..

Aşk
gavurluksa,
Ve sevdiğinin elini tutarak kordonda dolaşmak

İzmirlilik
gavurluksa,
Ve özgürlükse düşkün olmak,
Kimse tarafından kısıtlanmak
istememek..

Ben gavurun önde gideniyim,
yazın en büyük
harfle!!!
BEN İZMİRLİYİM. . .

Bu Ülke Bırakılmaz…

Aksaray’da bir lastikçinin vitrininden :
"Windowslu aletle rot balansı yapıyoruz…"

Gebze’de bir eczanenin camından…
"SSK gözlüğü yazılır. Tansiyona sekere bakılır. Kurban kesilir…"

"Dostum bana bir tane Yüzüklerin Efendisinin çocuk versiyonundan verir
misin?" Yanımdaki adam korsan VCD’ den Harry Potter’i isterken…

"Kartuş ve kolonya doldurulur."
Eskişehir de bir dükkanın camından…

"Burada adam olana, edebiyle konuşana hizmet verilir…"
Emin önünde bir bakkalın camından…

İzmir’deki enteresan bir kuaförün devasa afisindeki gaz verici cümle :

"Bir fön neyi değiştirmez ki !…"

Bir kırtasiyenin camından :
"Patlayan top geldi !…"

Kocaeli Hereke’de Y.Y.B.F. karşısında kendi halinde bir bakkalın
camından:
"Penguen Yemi bulunur !"

Kadıköy’de bir duvar :
"Reşat, lütfen buraya park yapma !…"

Kaş’ta Doğan görünümlü bir Şahinin arka camından :
"The Anatolian child does not eat these feet !…"

"Geçmiş olsun, buraya kadar frensiz geldik !…"

(İşe gelmek için bindiğim dolmuşun şoförü, son durağa geldiğimizde
sırıtarak..).

Yaşlı teyze : "Evladım sağda mübarek bir yerde indirir misin ?"
Minibüs şoförü : "Az ilerde Camii var, seni orada bırakayım teyze…"

Adana’da belediye otobüsünde ön ve arka kapıda görevli 2 muavin arasında
geçen diyalogdan:
Muavin 1 : "Durakta inecek var mi ?" ( yolculardan ses çıkmaz )
Muavin 2 : "Olumsuz !"

Otobüs Şoförü : "Paso lütfen !" ( ben pasoyu almak için cüzdanıma davrandığımda… )
Aynı şoför : "Varsa gösterme !"